Irak ve Yaşlılık

Haziran 2008. Doris Yunan, güneşin ona ulaşabildiği boş yemek odasında oturuyor. Şekil ve gölgeler rüzgarın yardımıyla resim penceresinden ona sataşıyor. Güneş bir palmiyenin ardından ona göz kırpıyor. Işığın, bazen körlüğünün üstesinden geldiği duygusunu yarattığını söylüyor.

83 yaşındaki Doris özellikle dua ettiği zamanlar oturduğu herzamanki yerinde oturuyor. Yan odada, Bağdat’taki, Hristiyanlarca işletilen yardım derneği Beit Anya’da yaşayan diğer 14 yaşlı kadının ilgisini çeken Arap romantik filmleri oynuyor.

Dernek, ölüme terkedilmiş ya da aileleri veya savaş tarafından kimsesiz bırakılmış kadınları kabul ediyor. Savaştan önce, dernek açıldığında burada sadece 4 kadın yaşıyordu. Şimdi 47 kişi var.

Doris “Ağrıdığında hiç bir şey göremiyorum. Ama şimdi acıtmıyor ve birazcık görebiliyorum” diyor.

127210047523

21 yaşındaki eski bir gönüllü olan Eva Peters her ihtimale karşı yarım masa uzakta oturuyor.

Doris sinir bozucu olduğunu söylüyor. Pencerenin dışındaki duvarlı avluyu, iyi sulanmış gül çalılıklarını ya da ferforje demir çitlerden sarkan yüzlerce sarmısak soğanını göremiyor. Ama her sabah bir eşarbı başına geleneksel Asurlu tarzında mükemmel bir şekilde sarıyor.

Hikayesi orada kalan diğer kadınlarla benzeşiyor.

Dul bir erkekle evlenmiş. Kocası 4 yıl evvel öldüğünde üvey oğulları onu Bağdat sokaklarında terkederek ülkede bırakıp savaştan kaçmış.

Baint Anya’ya gelmeden evvel bir sene , bir kilisedeki bankta yaşamış.

Günde üç defa, İncil’ideki sahnelerin ucuz baskılarıyla boyalı duvarlarla çevrili yemek odasındaki plastik sandalyelerden birinde oturur, tespihini çekerek dua eder.

Kimse onu ziyaret etmiyor.

The following two tabs change content below.
Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü 3. Sınıf öğrencisi

Latest posts by Ebubekir Ağbaba (see all)

Tags from the story

1 Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir