Ara Güler’ in Ünlü Portreleri

Her sanat dalında olduğu gibi fotoğrafçılıkta da herkesin erişmek istediği bir nokta, hedef, bir yol mutlaka vardır. (Tabiki bu işle ciddi anlamda uğraşanlardan bahsediyorum. ) Benim bu noktadaki hedefim, kendimce gösterdiğim çabanın, emeğin eninde sonunda birgün karşılığını görebilmek.. İnsanlar tarafından takdir edilmek, fotoğraflarımdaki mesajları karşı tarafa iletebilmek, birgün adımı yaptığım işlerde görebilmem ve daha sonrasında o şekilde kalmaması hatırlanması.

Hatırlanmak için en güzel yollardan ilki halka mal olmuş bir ismin  ya biyografini yazarsınız, ya röportaj yaparsınız ya da üçüncü olarak fotoğrafını çekersiniz. Ki zaten fotoğrafını çektiğiniz insanla aslında zaten diğer ikisini yapmış olursunuz. Fotoğraf iletişim demektir. Karşınızdaki insanlar bir bütün olursunuz, onun özelliklerinden, hislerinden, yaşanmışlıklarından beslenirsiniz. Artık siz o insansınızdır. Hatalarınız, hayatınız, sevdikleri, sevmedikleri.. Hayatlara imza atarsınız. Birazdan aşağıda Güler’ in fotoğrafladığı ünlü portrelere dikkatlice bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Peki fotoğrafçılar bu işe nasıl bakıyor? Nasıl bir adım öne geçersiniz? Ne yapmanız gerekir?

 Fotoğrafla amatör ya da profesyonel olarak ilgilenen insanlar genelde bu işi tanınmış, ünlü yüzlerle röportajlar ve yüzlerini portrelemek olduğunu söylerler. Tanınmış bir yüzü çekmek yeterli olur diye söylerler. Bugün ünlü olmuş fotoğrafçılara baktığımızda mutlaka geçmişlerinde ünlü bir yüzü kadrajlarına alabilmiş olduklarını görebilirsiniz. Bana göre burdaki marifet manken, iki günde oyuncu olabilmiş, yazar olabilmiş, kısaca popüler kültür ünlülerini fotoğraflamaktan bahsetmiyorum. Tarihe mal olmuş, sanatsal, siyasi anlamda bir topluma mal olmuş, en azından kendi devrini etkileyebilmiş, eserleriyle günümüzde ve ileride konuşabileceğimiz, ve konuşulacak isimlerden bahsediyorum. Fotoğrafçılığın Duayeni Ara Güler bu konuyla ilgili şunları söyler:  “Çekmek istediğim adamlara yetişemedim. Einstein’ı çekmek isterdim. Yetişemedim, Einstein’in öldüğü 1955’de ben daha Ara Güler değildim, sıradan bir fotoğrafçıydım. Jean Paul Sartre’ yi de beceriksizliğimden çekemedim. Charlie Chaplin’i çekmek lazımdı. Bunlar mühim adamlardır. ” Söylediği isimler hep sanat ve bilimle alakalı isimler. Demek istediğim şey de tam olarak bu işte. Aşağıdaki portrelerden hem Ara Güler’ e hem de ünlü isimlere dair çıkarımlar yapabileceğinizi düşünüyorum.

İşte Ara Güler’ in Ünlü’ leri:

Ara Güler Ünlü Portreler-14
Rahmetli Bülent Ecevit.
Ara Güler Ünlü Portreler-12
Salvador Dali.
Ara Güler Ünlü Portreler-10
Dustin Hoffman
Ara Güler Ünlü Portreler-2
Picasso, Notre Dame De Vie ,Cannes 1971
Ara Güler Ünlü Portreler-3
Salvador Dali, Paris 1955
Ara Güler Ünlü Portreler-5
Alfred Hitchcock, California 1974
Ara Güler Ünlü Portreler-7
Orhan Pamuk.
Ara Güler Ünlü Portreler-15
Aşık Veysel Sivas Sivrialan Köy Evi’ nde, 1956
Aziz Nesin, İstanbul 1998
Aziz Nesin, İstanbul 1998
Muhsin Ertuğrul, İstanbul 1958
Muhsin Ertuğrul, İstanbul 1958
İsmet İnönü, Pembe Köşk Ankara 1960
İsmet İnönü, Pembe Köşk Ankara 1960
Ara Güler Ünlü Portreler-6
Fotoğraf çektirmemesiyle ve çektirmeyi sevmemesiyle bilinen Picasso.
Ara Güler Ünlü Portreler-8
Mavi Gözlü Dev’ imiz… Nazım Hikmet.
Ara Güler Ünlü Portreler-9
Güler’ in Yakın Dostu, Yaşar Kemal
Ara Güler Ünlü Portreler-11
Sophia Loren, Cannes 1957
Ara Güler Ünlü Portreler-4
The Godfather- Marlon Brando.
Orhan Kemal, İstanbul 1954
Orhan Kemal, İstanbul 1954
Ara Güler Ünlü Portreler-22
Indra Gandi, Yeni Delhi- 1958
Can Yücel
Can Yücel
Ara Güler Ünlü Portreler-27
Ünlü Fransız şair ve senarist, Jacques Prévert

Ara Güler’ den bahsettiğim bu üçüncü ve son yazımdı arkadaşlar. Yazacak şey bitmez, özellikle fotoğraf ve fotoğrafçılıkla ilgili.. Ben sadece dünyaca ünlü fotoğraf duayenine sahip olduğumuzu sizlere hatırlamak, onu daha fazla tanıtmak ve sahip çıkmamız gerektiğini hatırlattım. Her ne kadar kendisi hatırlanmaya ihtiyacım yok dese de. Doğru ihtiyacı yok ama yolundan ilerleyecek insanların, eline makineyi aldığında kendini bulan, insanların ihtiyacı var, benim gibi. Ara Güler’ in çektiği İstanbul fotoğraflarına bakıyorum ve bir de kendi çektiklerime bakıyorum. Hep aynı yoldan gidiyorum. Siyah- beyaz, sokaklar…, insan yüzleri, umutsuzluk, halk.. Elimde olmadan aslında hep bunlara odaklanmışım. Çünkü makinemi elime aldığımda bakış açım hep bunlara kaymış.  O büyüleyici delikten baktığımda, gördüğüm dünya hep bu. Başka birşey değil.

Yazımı umarım verdiğim( verebildiğim)  bilgiler,  ” Ara Güler kimdir, fotoğrafçılığa nasıl bakar, aldığı ödüller, yazdığı eserler, fotoğrafladığı ünlüler”  yeterli olmuştur diyerek bitiyorum. Ayrıntılı bilgi için, hayranlarının açmış olduğu ,  www.araguler.com.tr resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Ya da azcık da olsa fırsatınız ve şansınız varsa İstanbul İstiklal Caddesi’ ndeki Ara Cafe’ yi arada ziyaret ederek usta fotoğrafçıyı kendi mekanında yakalayabilirsiniz..

araguler_photography (1)

 

 

 

The following two tabs change content below.

Pinar Ekmekci

Türk Armatörler Birliği' nde Sosyal Medya Uzmanı, Bilkent BIM 2014 Mezunu, Amatör Fotoğrafçı. Moda,fotografçılık ve tarih tutkunu.

11 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir